Doğaçlama kursiyerlere ürkütücü gelir çünkü sıfırdan üretim olarak düşünülür. Oysa doğaçlama, bilinen bir ezgide yapılan küçük değişikliklerle başlar. İlk adım ritim değişikliğidir; ezgi aynı kalır, zamanlama değişir. Bir hece biraz geç girer ya da bir ses biraz uzatılır.
Bu kadar küçük bir değişiklik bile doğaçlamanın kapısını açar. İkinci adım tek sesin değiştirilmesidir; cümledeki bir ses komşusuyla değiştirilir. Değişim akorla uyumlu olmalıdır; bu yüzden akor duyma becerisi burada devreye girer. Üçüncü adım süsleme eklemektir.
Dördüncü adım cümlenin bir bölümünü tümüyle yeniden kurmaktır. Bu sıra izlendiğinde kursiyer her aşamada güvende hisseder. Sıra atlandığında ise ilk denemeler başarısız olur ve heves kırılır. Her aşama en az iki hafta çalışılır ve kaydedilir.
Denemeler ilk aşamada tek bir cümleyle sınırlanır; eserin tamamında doğaçlama yapmaya çalışmak erken bir hedeftir. Sınırlı alan, kursiyerin sonucu değerlendirebilmesini de kolaylaştırır.
İlk denemeler eşlikle yapılır; eşliksiz yapılan denemelerde kursiyer uyumlu ile uyumsuz sesi ayırt edemez ve geri bildirim alamaz. Derslerimizde doğaçlama, ritim değişikliğinden başlayan dört aşamalı bir sırayla öğretilir.