Hiç ders almadan etkileyici söyleyen icracılar her zaman olmuştur. Bu durum kursiyerlerde teknik eğitimin gerekliliğine dair soru işareti yaratır. Gerçekte bu icracıların çoğunda teknik vardır; farkı, adlandırılmamış olmasıdır. Uzun yıllar dinleyerek ve söyleyerek edinilmiş bir alışkanlık bütünü işler.
Teknik eğitimin katkısı bu süreci kısaltmaktır. İkinci katkı dayanıklılıktır; sezgisel teknik çoğu zaman uzun süre kullanılınca zorlanır. Üçüncü katkı esnekliktir; adlandırılmış teknik bilinçli olarak değiştirilebilir. Sezgisel icracı bir sorunla karşılaştığında çözüm üretmekte zorlanır.
Dördüncü katkı çeşitliliktir; eğitim farklı türlerde söylemeyi kolaylaştırır. Bu nedenle doğal yetenek ile teknik eğitim rakip değildir. Eğitim, var olan doğal beceriyi bozacak biçimde uygulanmamalıdır. İyi bir eğitim önce mevcut alışkanlıkları tanır, sonra gerekli olanı değiştirir.
Bu durum yaş ilerledikçe daha belirgin hâle gelir; sezgisel kurulmuş bir teknik, ses değiştikçe kendini yeniden ayarlamakta zorlanır. Adlandırılmış teknik ise bu ayarlamayı bilinçli olarak yapmayı mümkün kılar.
Eğitim sırasında geçici bir gerileme de görülebilir; alışkanlıklar yeniden düzenlenirken ses bir süre eskisi kadar rahat çıkmaz ve bu dönem kısa sürer. Derslerimizde teknik çalışma, kursiyerin mevcut becerisini tanıyarak ve koruyarak yürütülür.