Kursiyerler sahnede dinleyiciye bakmaktan çekinir. Bakışın kaçırılması dinleyicide mesafe duygusu yaratır. Ancak sürekli tek bir kişiye bakmak da rahatsız edicidir. Doğru yaklaşım, salonu bölgelere ayırmaktır.
Üç ya da dört bölge belirlenir ve cümlelere dağıtılır. Her cümlede bir bölgeye bakılır; bakış cümle boyunca sabit kalır. Cümle bittiğinde bakış yumuşak biçimde diğer bölgeye kayar. Bu düzen hem doğal görünür hem tüm salonu kapsar.
İkinci konu şarkı aralarıdır; kısa bir söz dinleyiciyle bağ kurar. Bu söz uzun olmamalı ve şarkının anlamını açıklamamalıdır. Açıklanan şarkı, dinleyicinin kendi yorumunu üretmesini engeller. Üçüncü konu bitiştir; son ses bittikten sonra bir an beklenir, sonra selam verilir.
Salon ışıkları çoğu zaman dinleyiciyi görünmez kılar; bu durumda bakış yönü yine de korunur. Görülmeyen bir salona bakmak, aşağı bakmaktan belirgin biçimde farklı bir izlenim üretir.
Şarkı aralarında susmak da bir seçenektir; her ara için söz hazırlamak zorunlu değildir ve kısa bir bekleme çoğu zaman programa akış kazandırır. Derslerimizde dinleyiciyle ilişki, bölge planı ve ara sözlerin ölçüsüyle çalıştırılır.