Bir eser farklı büyüklükteki mekânlarda aynı biçimde söylenemez. Küçük mekânda dinleyici yakındır ve ayrıntılar duyulur. Bu, ince ifadelere ve yumuşak seslere alan açar. Büyük salonda ise ayrıntılar kaybolur ve büyük çizgiler öne çıkar.
Aynı yumuşak ifade büyük salonda duyulmaz, etkisiz kalır. Bu yüzden büyük salonda dinamik farklar büyütülür. İkinci fark yankıdır; büyük salonda ses uzun sürer ve hızlı bölümler karışır. Bu nedenle tempo hafifçe yavaşlatılır ve ünsüzler netleştirilir.
Üçüncü fark bedendir; küçük mekânda küçük hareketler yeterlidir, büyük salonda görünmez kalır. Dördüncü fark ses düzenidir; mikrofonlu ve mikrofonsuz icra farklı denge ister. Bu farklar prova sırasında konuşulur ve mümkünse mekânda denenir. Deneme yapılamıyorsa en azından iki ayrı plan hazırlanır.
Sahne monitörleri de mekâna göre değişir; büyük salonda kendi sesini duymak zorlaşır ve kursiyer farkında olmadan bastırır. Bu risk provada konuşulur ve monitör düzeyi önceden ayarlanır.
Repertuvar sırası da mekâna göre değişebilir; küçük bir mekânda açılışa uygun olan sade eser, büyük salonda programın ortasına alınır. Derslerimizde mekâna göre icra farkları, dinamik ve tempo planlarıyla ayrıca çalışılır.