Küçük mekânlarda ve sınıf içi çalışmalarda mikrofon kullanılmaz. Bu durumda sözün duyulması tümüyle icracıya kalır. İlk yanlış tepki ses yüksekliğini artırmaktır. Yüksek söylemek anlaşılırlığı artırmaz; çoğu zaman azaltır çünkü ünsüzler bastırılır.
Anlaşılırlığı belirleyen şey ünsüz netliği ve cümle temposudur. Ünsüzler kısa ama belirgin üretilir; özellikle sözcük sonlarındaki ünsüzler ihmal edilmez. Tempo hafifçe yavaşlatılır; yankılı mekânlarda bu daha da gereklidir. Üçüncü etken yöndür; ses salonun arkasına doğru yönlendirilir.
Bu, başı kaldırmak değil, ifadeyi uzağa taşımayı düşünmek demektir. Dördüncü etken duraklamalardır; yankılı mekânda duraklama sözcüklerin birbirine karışmasını önler. Çalışma boş bir salonda yapılır ve bir dinleyici en arka sıraya oturtulur. Anlaşılırlık ölçüsü bu dinleyicinin sözcükleri tekrar edebilmesidir.
Mekânın zemin gürültüsü de ölçülür; havalandırma ve dışarıdan gelen ses anlaşılırlığı doğrudan düşürür. Mümkünse bu kaynaklar kapatılır, kapatılamıyorsa cümle temposu ve duraklama planı buna göre ayarlanır.
Duruş da anlaşılırlığı etkiler; öne düşen bir baş sesi aşağı yönlendirir ve salonun arkası cümlelerin yalnız bir bölümünü duyar. Derslerimizde mikrofonsuz anlaşılırlık, salon denemesi ve arka sıra ölçütüyle çalıştırılır.