Prozodi, sözün doğal vurgusuyla ezginin vurgusu arasındaki ilişkidir. Bir sözcük konuşurken belirli bir hecede vurgulanır; ezgi bu vurguyu desteklemelidir. Desteklemediğinde dinleyici sözcüğü yanlış duyar ya da anlamı geç kavrar. Besteciler bu ilişkiyi gözetir ama her eserde tam denk düşmez.
Bu noktada iş icracıya kalır; şarkıcı vurguyu ifadeyle düzeltebilir. Düzeltme uzatma, hafifletme ve kısa bir duraklamayla yapılır. Vurgulanması gereken hece biraz daha uzun tutulur ya da biraz daha yoğun söylenir. Bunun zıddı da geçerlidir: ezgi vurgulasa bile önemsiz bir hece geri çekilir.
Çalışma yöntemi basittir. Kursiyer önce sözü konuşur gibi okur ve vurguları işaretler.
Sonra aynı sözü ezgiyle söyler ve iki vurgu haritasını karşılaştırır. Uyumsuz noktalar not edilir ve tek tek ele alınır. Bu çalışma birkaç eserde yapıldıktan sonra kursiyer vurgu sapmalarını kendiliğinden duymaya başlar.
Düzeltmenin bir sınırı vardır; ezginin sesleri değiştirilmez, yalnız süre ve yoğunluk esnetilir. Notayı değiştirerek yapılan bir prozodi düzeltmesi eseri bozar ve toplulukta eşlikle uyumsuzluk yaratır.
Prozodi sorunları en çok çeviri eserlerde görülür; başka bir dil için yazılmış ezgi Türkçe söze uyarlandığında vurgular yerinden oynar ve düzeltme kaçınılmaz olur. Derslerimizde prozodi çalışması, konuşma ve söyleme vurgularının karşılaştırılmasıyla yürütülür.