Yeni başlayanlar doğaçlamada sürekli yeni şeyler söylemeye çalışır. Sonuç, dinleyicinin takip edemediği bir ses akışıdır. Oysa iyi doğaçlamaların ortak özelliği tekrardır. Kısa bir hareket bulunur, tekrarlanır ve küçük değişikliklerle geliştirilir.
Bu yapı dinleyiciye tutunacak bir nokta verir. Tekrar aynı olmak zorunda değildir; ritim korunup sesler değişebilir. Ya da tersi olur: sesler korunup ritim değişir. Her iki durumda da kulak bağı kurar.
Çalışma yöntemi kısıtlamadır; kursiyer yalnız üç ses kullanarak doğaçlama yapar. Bu kısıt, tekrarı zorunlu hâle getirir ve yapı kurmayı öğretir. Sonraki aşamada ses sayısı artırılır ama tekrar alışkanlığı korunur. Kısıtlı çalışma, serbest çalışmadan daha hızlı sonuç verir.
Tekrarın yeri de düşünülür; hareketin aynı ölçü konumunda dönmesi bağı güçlendirir. Rastgele yerlerde dönen bir hareket dinleyicide tekrar olarak duyulmaz.
Tekrarın ne zaman bırakılacağı da bir karardır; üçüncü tekrardan sonra kulak değişiklik bekler ve gelmeyen değişiklik yerinde sayma olarak duyulur. Hareketin uzunluğu da kısa tutulur; iki üç sesten oluşan bir motif kolayca tanınır, uzun bir cümlenin tekrarı ise dinleyicide tekrar duygusu uyandırmaz. Derslerimizde doğaçlama, sınırlı ses sayısıyla ve tekrar yapısı üzerinden çalıştırılır.