Kursiyerler erken dönemde tek bir türe bağlanmak ister. Bu bağlanma motivasyon açısından yararlı, teknik açıdan sınırlayıcıdır. Çünkü her tür farklı bir beceri geliştirir. Ağır ve bağlı söylenen eserler nefes yönetimini çalıştırır.
Ritmik eserler zamanlama ve artikülasyonu geliştirir. Süslemeli eserler esneklik ve kulak becerisi kazandırır. Sade eserler ise ifadeyi öne çıkarır. Bu nedenle ilk yıllarda tür çeşitliliği korunur.
Kursiyerin sevdiği tür ağırlıklı kalır ama tek tür olmaz. Üçüncü yıldan sonra uzmanlaşma anlamlı hâle gelir. O aşamada temel beceriler yerleşmiştir ve derinleşme verimli olur. Erken uzmanlaşan kursiyerlerde ise ilerleme belirli bir noktada durur.
Tür çeşitliliği yalnız söylemede değil dinlemede de korunur; kursiyerin dinlediği müzik, ürettiği müziği doğrudan belirler. Haftada bir kez alışkanlık dışında bir kayıt dinlemek bunun en kolay yoludur.
Tür çeşitliliği sahne programına da yansır; tek türden oluşan bir program teknik olarak kusursuz olsa bile dinleyicinin dikkatini ortalarda kaybeder.
Tür denemeleri kısa tutulur; bir türü tanımak için tek bir eser yeterlidir. Beğenilmeyen bir türde ısrar etmek çalışma düzenini ve hevesi birlikte yıpratır.
Derslerimizde tür seçimi, ilk yıllarda çeşitlilik korunarak ve kademeli olarak yapılır.